SAKURA ÇİÇEĞİ NEDİR?

SAKURA

 

Son Samuray filminin bir sahnesinde samuray komutanı Lord Moritsugu Katsumoto, bahçesi ihtişamlı çiçekler açmış sakura (kiraz çiçeği) ağaçlarıyla dolu bir tapınağa doğru yürür. Normalde herkese korku salan komutan, yumuşak bir sesle “Her nefeste hayatı tanımak… Her çay kâsesinde…” diyerek, açmış çiçekleri hayatla kıyaslar.

Japon tarihine savaşçılıklarının yanı sıra filozof ruhlu kişilikleriyle de geçen ve ölümden korkmayan samuraylar, kiraz çiçeğini Japon ruhunun soylu karakteri olarak görürlerdi. Ama kendi faniliklerinin de farkındaydılar…

Gerçekten de hayatın kırılganlığını ve güzelliğini ve bu iki kavramın Japon psikolojisi üzerindeki etkisini sakura’dan daha iyi temsil eden bir şey olamaz.

Japon Kiraz Çiçekleri, Yeniden Doğuşun Simgesi

Çiçekleri ağır ağır açar ama çok çabuk dökülür. Hem hayatın başlangıcını yani baharı müjdeler, hem de kaçınılmaz sonunu simgeler. Japonya’da baharın müjdecisi olmasına rağmen, daha solmadan en güzel halindeyken dallarından düşmesi sebebiyle edebiyatta ölüm ile yaşamın birlikteliğini ifade eder.

Ağaç, Japon kültüründe mükemmel güzelliği ve aynı zamanda hızlı, acısız ölümü ifade eder. Bir şeyin hem üstün güzellik hem de hızlı şekilde ölmeyi nasıl aynı anda sembolize ettiği sorusunun cevabı ise Japon kültürünün ölüme bakış açısında saklıdır.

Bu çiçek martın son haftası ile nisanın ilk haftası açar ve Japonya’da bu dönem kutsal sayılır. Öyle ki hava durumundan sonra bir de “Sakura Durumu” verilir. Çiçeklerin açtığı bu dönem Japonya’nın en çok turist kabul ettiği dönemdir. 

Yüzyıllardan beri şairlere, müzisyenlere ilham veren Sakuralar, II. Dünya Savaşı’nda “kamikaze” adı verilen intihar pilotlarının da son uçuşlarına çıkmadan uçaklarına çizdikleri bir figür olarak tarih sahnesinde yerini alıyor.

İnanışa göre,

Ülkelerini korumak için intihar görevini tamamlayan kahraman pilotlar bir sonraki hayatlarında kiraz çiçeği olarak reenkarne olmaktadırlar.

Son Samuray’da hayatın kıymetini açıklarken “Mükemmel bir çiçek çok nadir bulunur. Hayatın boyunca böyle bir tane bulmak için ararsın. Ve bu harcanıp gitmiş bir hayat olmaz.” diyen lider samuray Katsumoto, filmin sonlarına doğru ölümcül şekilde yaralanır. Son sözlerini kar taneleri gibi havada uçuşan binlerce kiraz çiçeği yaprağına bakarak söyler:

“Mükemmel. Her… biri… mükemmel.”    

  

Türkiye’de Sakura

Sakura’lar Japonya’nın doğal zenginliği olarak sınıflandırılır. Bu sebeple ağacın ya da tohumunun ülke dışına çıkartılması yasaklanmıştır. Sadece belli sebeplerle 9 ülkeye gönderilmiştir. Evrensel dostluğu geliştirmek, başka ülkelerle ilişkilerini geliştirmek amacıyla hediye edilir diğer ülkelere.

Japonya’daki Sakura Vakfı, bütün dünyada sakura ağaçlarını barışın sembolü haline getirmek için çalışır. Vakıf, çeşitli ülkelerle temaslar kurar; bu ağaçların dikilip halkın görebileceği mekanlar arar. İstanbul’da da bundan 120 yıl önce Japonya’ya yapılan dostluk ziyaretinden dönerken batan Ertuğrul Firkateyni’nde şehit olan 600 denizcimizin anısına TEMA Vakfı’nın İstanbul Kozyatağı’ndaki Nezahat Gökyiğit Bahçesi’ne 2005’te sakura fidanları dikilmiştir.

Eğer İstanbul’da sakura turuna çıkmak isterseniz, ilk uğramanız gereken ilçe Sarıyer. Büyükşehir Belediyesi’nin ülkeler arasındaki dostluğu pekiştirmek amacıyla 2003’te Baltalimanı’nda kurduğu Japon Bahçesi’ne 52 yetişkin sakura dikilmişti. Ücretsiz gezilebilen parkta, farklı türlerden 5 bin civarında bitki bulunuyor. İstanbul’un en yaşlı sakura ağaçları ise  Emirgan Korusu’nda. Beyaz Köşk’ün havuz yönündeki girişinde iki büyük sakura bulunuyor. Ayrıca Beyaz Köşk’le Sarı Köşk’ü bağlayan yolda da yaklaşık beş metrelik bir sakura görebilirsiniz.

SWITCH THE LANGUAGE